marvel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marvel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2013 Cuma

Peter Parker Geri Dönüyor!

Evet dostlar, tüm fanların beklediği an nihayet geldi, bir süre önce bedenini Otto Octavius'a terkederek astral alemlerde gezinmeye başlayıp, daha sonra da tamamen cavlağı çeken sevgili Örümcek Adamımız Peter Parker, Aralık ayında Amazing Spider Man serisiyle tekrardan aramıza dönüyor!

Harika haber, değil mi?


1 Aralık 2011 Perşembe

Skandal - Üç Saniyede Saç Çıkaran Mucize Formül!

Aşağıdaki sayfalar Schism #5'ten alındı. Quantum mekaniği uzmanlarımızla 4 sayfada toplam on ya da on beş saniye kadar geçmiş olabileceğini hesapladık.

Wolverine'in kafatası seviyesinden on beş saniyede komple favori de dahil saç çıkaran mucizevi formülü, yakında tüm eczanelerde, ve Weapon X kliniklerinde!


Hala bu sayıyı okuyabilirim diyorsanız;

30 Kasım 2011 Çarşamba

Wolverine and the X-Men #2 - "Frankenstein Monsters with Flamethrovers. Okay, You Got me."






Cyclops'un takımı ile Wolverine'in takımının birleşmesiyle aramızda kalan süre, bir sayı daha azalmış durumda. Ne zamanını bilemiyorum, neredesini de bilemiyorum ama olacağını biliyorum, ve Regenesis kapsamında çıkan her dergi bizi bu hedefe biraz daha yaklaştırıyor.









Wolverine'in ekibini ilk sayının sonunda bıraktığımızda yeni okul ilk 23.sayfayı tamamlamadan başına bir sürü bela sarmış durumdaydı; okulun açılışı için New York Eğitim departmanından gelen -aslen mutant düşmanı olan- kontrolörlerin kaotik bir ilk gün ile karşılaşmaları; Beast dahil olmak üzere kimsenin gününde olmaması; tüm bunlar Wolverine'in boynundaki kravattan daha fazla canını sıkarken bir de olaylara yeniden doğmuş -yaş ortalamarı sebebiyle bunu rahatlıkla söyleyebiliriz herhalde- Hellfire Club'ın da dahil olmasıyla herşey tamamen bir panayır havası almış, okul amiyane tabirle -yıkılmaya- başlamıştı.

Bu sayı, ilk sayıya nazaran daha ilginç gelişmelere gebe. Hellfire'ın katılımıyla tam bir fiyaskoya dönen ilk gün, ilginç silahlarla daha da tuhaf bir hal alıyor; gökten yağan Frankenstein'lar'ın flamethrover'ları arasında hiç beklenmedik bir kahraman yükseliyor; bugüne kadar hemen hemen herkesin "en işe yaramaz X-Men" olarak nitelediği, orjinal takımda ne aradığı bir türlü anlaşılmayan, Wolverine'in "Artık bir adım olsun öne çıkıp etkileyici bir şeyler yapmalısın" dediği eski dostumuz Bobby Drake. Bu sayı itibariyle, Bobby'nin X-Men'in son yirmi yılındaki en büyük anını yaşadığını söylememiz abartı olmayacaktır herhalde. Ayrıca bu yükselmenin Uncanny X-Force hikayesi olan The Dark Angel Saga'ya da bir selam çaktığı gözlerimizden kaçmadı.

Selam derken, hikaye de zaten X-Men tarihinin karanlık dönemlerinden birine selam çakarak sonlanıyor; el freni çekilmiş bir araba gibi etrafınızda dönüyorsunuz.

Wolverine and the X-Men, 2.sayısı itibariyle umut verici bir seri olabileceğini ispatlama yolunda ilerliyor. Yeter ki herşey Wolverine üzerine kurulmasın, tüm sorumluluk Logan'ın omuzlarına yüklenmesin. X-Men, karakter açısından çok zengin bir havuz; Beast, Rachel, Bobby ve Kitty gibi "street-smart" ya da daha yere yakın karakterler kullanılırsa X-Factor'un dedektiflik sıkıcılığında olmayan bir versiyonuna sahip olabiliriz.

Son olarak şunu söyleyeyim; Chris Bachalo'nun tarzına alışmamın mümkün olmadığını artık kabul etmiş durumdayım. Ne Wolverine'i ilk dönem Bilbo illüstrasyonları gibi çizişine alışabiliyorum, ne de iç içe kullandığı panellerine. Hemen hemen herkesi "dikenli" çiziyor olması ise en büyük kabusum herhalde. Wolverine and the X-Men'i okurken bu yüzden çok zorlanıyorum, ve ilk sayıya göre daha hareketli olan 2.sayıyı okurken belki de bu yüzden seriden çok hoşlanmadığıma emin oldum. I hate Chris Bachalo, kendisinin büyük bir "Superstar" olduğu için bu dergiyi bir kaç ay çizerek başkasına bırakmasını diliyorum.


28 Kasım 2011 Pazartesi

Fantastic Four #600 -"Bir çok giden memnun ki yerinden.."





Jonathan Hickman ilginç bir yazar, bir konu üzerinde yıllarca çalışıyor, uğraşıyor, ince ince ipliklerden dev gibi heykeller inşa ediyor; bunların tümünün ortaya serildiği zirve noktasında ise aslında o ana kadar gerçekleşen herşeyin büyük bir hazırlıktan ibaret olduğunu görüyorsunuz. 28.sayısı ile müthiş bir final yaparak sonlanan Secret Warriors'da da bu vardı, özetle sürekli bir paranteze alma durumu var Hickman'ın hikayelerinde, okuduğunuz her hikayenin daha büyük bir hikayenin parçası olduğunu hissederek devam ediyorsunuz.






22 Kasım 2011 Salı

Captain America #1 - "Old Friends, Old Habits."






Bazı şeylerden aldığımız haz, gerçekten hiç değişmiyor değil mi? Güzel bir kitabı tekrar okumak, sevdiğimiz yönetmenin yeni filmini -eleştiri yağmuruna tutulmuş olsa da- keyif alarak izlemek, herkes "Bu herif adam olmayacak" dese de ailenizin en favori tutunamayan üyesiyle koyu bir sohbete girmek gibi; bazı şeylerden alınan keyif hem nitelikten, hem de orjinallikten kaynaklanmıyor.







21 Kasım 2011 Pazartesi

Wolverine and the X-Men #1 - "So What in the Hell Am i Doing Here?"





Schism sonrasında Regenesis adı altında yeniden doğan X-men dergilerinden ikincisi Wolverine and the X-Men , aynı isimle 2009 Ocak ayında başlayan 26 bölümlük bir animasyon da bulunması manidar; Wolverine'in "highlight" edildiği bir X-men dergisi editörlerin hayallerini uzun süredir süslüyor olsa gerek. Wolverine, Wolverine : Origins, Wolverine : The Best There Is, X-Force, Uncanny X-Force, emin olun Logan'ı bir çubuğa takıp Hot dog standlarında sergileyerek bile amerikalılara satabilirsiniz. Tabii biraz dip sosla birlikte. (George Carlin'e de buradan rahmet dileyelim tekrardan)





4 Kasım 2011 Cuma

Summers Soy Ağacı

Bu aralar o kadar çok soru geliyor ki " Ya bu Summers / Grey Ailesinde kim kimin çocuğu acaba?" diye, buradan toplu olarak cevaplamak istedim. Efendim, elimizde şöyle bir soyağacı var;

Gördüğüm kadarıyla tabloda bir hata yok, o yüzden gönül rahatlığıyla üniversite ödevlerinizde; bitirme tezlerinizde, arkadaş ortamlarınızda kullanabilirsiniz.

3 Kasım 2011 Perşembe

Uncanny X-Men #1 - "We cannot tolerate any longer."




Yep, çok büyük bir heyecan dalgasıyla olmasa da beklediğimiz sayılardan biriydi Uncanny X-Men #1. Açık konuşalım, bir çoğunuz ciddi anlamda uyuz olduğu Scott Summers'ın Schism'in sonunda ölmemiş oluşuına kızgın, ve yeni seriye yeni bir umut olarak bakıyorlar. Benim içinde olduğum grupsa geçen yıl gerçekleşen yeni X-Men serisi faciasını (vampirli seri) unutmuş değil, o yüzden temkinli yaklaşıyoruz. (biz kaç kişiyiz?)







hiç villian olmasına rağmen yaptıkları yüzünden la bu herif aslında iyi lan dedirten bildiğin villianlar varmı.

Olmaz mı , Magneto böyledir mesela. Çoğu böyledir, ben tamamını izleyemedim ama Avatar : The Last Airbender ile ilgili olarak bir arkadaşım, "Abi dizide bir kötü karakter var, hikayesini izlesen ağlarsın" demişti ki bu arkadaşım pek öyle ağlayabilecek kadar bünyesinde barındırmamaktadır.

Bu da modern dönemdeki kötü adam algımızı çok güzel özetliyor; artık hiçbir karakter ilk dönem türk sinemasında ya da 20. yüzyıl başı çizgi romanlarında olduğu gibi sadece siyah ve beyaz değil; hepsinin grileri, kırçılları mevcut.

Kaldı ki, bu durum çizgi roman senaristleri için de daha kolay geliyor olmalı; çünkü bir insanın sadece keyif için kötülük yaptığını kurgulamak, belli bir amaç ya da motivasyonun peşinde kötü davranışlar sergilediğini kurgulamaktan daha zor. Düşünün, Joker ile ilgili bir hikaye mi daha teknik yazılmalıdır, Maxvell Lord hakkındaki bir hikaye mi?

her özelliği ele aldığında(güç,karakter,yürek vs) sence cyclops mu logan mı?

Bu konu biraz tartışmalı aslına bakarsanız. Bundan iki yıl önce sormuş olsaydınız; hiç süphesiz Logan derdim.

Ama Cyclops'un geçirdiği -daha doğrusu geçirmek zorunda kaldığı - değişim gerçekten göz yaşartıcı, Xavier ile tanıştığı andan itibaren hep yönetme güdüsü üzerine çalışılmış bu genç adam, kendisini hiç istemediği bir noktada buluverdi : dünya üzerinde bir avuç kalmış -çoğunluğu da çocuklardan oluşan- , insanlar ve otorite tarafından sürekli lanetlenmiş bir ırkın savunuculuğunu, ve koruyuculuğunu üstlenmek.

Yanlış anlamayın, burada "istemediği bir nokta" derken savunuculuktan bahsetmiyorum; bunu çocuklarla yapmak zorunda kalmasından bahsediyorum. Bunu Messiah Complex'te de gördük, Second Coming'de de, hatta tüm X-Force serisi ve Schism'de de : Scott Summers'ın mutant ırkının geleceğini sağlama alma ideali ile arasına asla yeteri miktarda ceset giremez. O , bu dönüşümden itibaren yüz küsür senedir bir katil olarak yaşayan Logan'dan çok daha zalim, ve çok daha güçlü olmak zorunda.

Bu yüzden, ben artık Logan'ın değil Scott'un arkasındayım.

Bari soru sormadan önce üye olun da, aynı yüzü olmayan adamla konuşuyormuşum gibi olmasın...

20 Ekim 2011 Perşembe

Captain America'nın filmde bulunan kalkanın satıldığı biryer varmı?Çok merak ediyorum!!!

Tabii ki, slideshow üretiyor bir kaç model, gerçi ellerinde kalmamış ama ;

https://www.sideshowtoy.com/?page_id=4489&sku=900067&ref=search&&900067

Ama siz illa şu videodakinden elde etmek istiyorum diyorsanız bu henüz satışa çıkmadı sanırım,

http://www.youtube.com/watch?v=7IrGjwwd97s

Ama Ebay'de satılan benzer modeller -ya da çıplak alüminyumdan- , kalkanlar mevcut. İsterseniz siz de şu abi gibi evde yapabilirsiniz :

http://www.therpf.com/f9/thecaps-captain-america-shield-rep-126078/#post1867660

Play

Bari soru sormadan önce üye olun da, aynı yüzü olmayan adamla konuşuyormuşum gibi olmasın...

19 Ekim 2011 Çarşamba

Skandal - Nick Fury Poser mı?

Bugün arşivimizin tozlu sayfaları arasında gezinirken, gözümüz eski kadim dostumuz Nick Fury'ye takıldı. All Seeing Eye'ın Marvel temsilcisi olarak da nitelendirilebilecek olan Fury, Secret Invasion #3'ün son sayfasında öyle bir silah ile arz-ı endam ediyor ki, sormadan edemiyoruz :

Ey Nick Fury, eğer adamsan; o silahın o dipçikle nasıl nişan alarak ateşlemeye izin verdiğini bize izah edersin! Dikkat et, adam değilsin demiyorum!

"-Ulan, omzuna dayasan tetiğe uzanamazsın, tetiğe uzansan baston gibi tutman lazım, neye derman olur bu silah anlamış değilim.""

15 Eylül 2011 Perşembe

2011 Ağustos Ayı Satış Rakamları

Yayın programı ilk açıklandığından beri "DC'nin yeni 52'si satış rakamlarına nasıl etkide bulunacak acaba?" diye merak ediyorduk, DC sağolsun Justice League gibi bir ağır topu tüm dergilerden önce salarak Ağustos sıralamasına sokmayı başardı. Bu sayede JL Marvel dergilerine ve Flashpoint'e, "Siz hepiniz, ben tek ulan" çekebilme imkanı bulmuş görünüyor. Bakalım durumlar neymiş .

Sıralama
Index
                           Dergi                
Fiyat
Yayıncı
Adet
1
331.04
JUSTICE LEAGUE #1
$3.99
DC
  171,344
2
182.66
FLASHPOINT #5
$3.99
DC
    94,547
3
175.65
FEAR ITSELF #5
$3.99
MAR
    90,914
4
166.57
FLASHPOINT #4
$3.99
DC
    86,216
5
142.51
ULTIMATE COMICS FALLOUT #4
$3.99
MAR
    73,764
6
137.63
AMAZING SPIDER-MAN #667 SPI
$3.99
MAR
    71,235
7
116.49
AVENGERS #16 FEAR
$3.99
MAR
    60,295
8
111.49
WAR OF THE GREEN LANTERNS AFTERMATH #2
$3.99
DC
    57,707
9
111.15
AMAZING SPIDER-MAN #668 SPI
$3.99
MAR
    57,533
10
108.26
NEW AVENGERS #15 FEAR
$3.99
MAR
    56,035
11
105.95
UNCANNY X-MEN #542 FEAR
$3.99
MAR
    54,840
12
105.07
CAPTAIN AMERICA #2
$3.99
MAR
    54,384
13
104.85
KICK-ASS 2 #3 (MR)
$2.99
MAR
    54,270
14
104.14
UNCANNY X-FORCE #13
$3.99
MAR
    53,904
15
103.32
BATMAN INCORPORATED #8
$2.99
DC
    53,481
16
103.11
GREEN LANTERN CORPS #63
$2.99
DC
    53,372
17
102.22
BATMAN THE DARK KNIGHT #5
$2.99
DC
    52,908
18
101.82
BATMAN AND ROBIN #26
$2.99
DC
    52,704
19
100.30
FF #8
$2.99
MAR
    51,917
20
100.00
BATMAN #713
$2.99
DC
    51,760
21
98.09
UNCANNY X-FORCE #14
$3.99
MAR
    50,770
22
96.88
X-MEN SCHISM #3
$3.99
MAR
    50,147
23
92.02
ULTIMATE COMICS ULTIMATES #1
$3.99
MAR
    47,630
24
89.48
SECRET AVENGERS #16
$3.99
MAR
    46,317
25
86.41
PUNISHER #1
$3.99
MAR
    44,725


Neredeyse iki katı gibi bir farkla liderlik koltuğunda oturmasına rağmen, durumun ne kadar içler acısı olduğunu görebilmek için gözlüğe gerek yok : Çizgi Roman satışları bir hayli kötü durumda. Hatırlatma babında Newsarama'nın derlediği önemli satış rakamlarından bahsedelim, bir karşılaştırma imkanı tanıması açısından; Spider Man'in kimliğini ifşa ettiği Civil War #2 340 bin, Frank Miller'ın hem seveni hem de nefret edeni bol kurgusu All Star Batman and Robin The Boy Wonder'ın ilk sayısı ise 276 bin satmıştı. Öf, Secret Invasion #1 bile 262 bin'lik bir satış rakamı yakalamış ki, bu çizgi romanların hepsi Cbr çağı olarak adlandırabileceğimiz scan edilmiş çizgi romanların bilgisayarlarda rahatça bedavaya okunabildiği dönemde çıkmıştı. Bu sebeple , Justice League'nin bu satış rakamında kalıyor olması beni sıkıntıya soktu, ben daha yüksek bir rakam beklemekteydim. Neticede uzun süredir yapılmamış bir şey yapılıyor, bir evren -neredeyse- tamamen baştan reboot ediliyor. Bu konuda daha fazla hayal kırıklığı temalı konuşmalar yapmadan, önümüzdeki ayı beklemenin mantıklı olacağını ifade etmek istiyorum. Hele bir de diğer büyük topların satışlarını görelim. Mart ayı satış rakamlarını değerlendirirken de "Green Lantern'ı reboot etseniz 200k satabilirsiniz" demişim, dilimi eşşek arıları şimdiden sokabilir efendim.

Diğer nazar-ı dikkatimizden kaçmayan noktalar ise şöyle;

  • Marvel'da işler kötü. Yeni Ultimate Spider-Man'i açıkladıkları Ultimate Comics : Fallout #4'le ya da Fear Itself #5 ile en azından 100k barajını aşabiliyor olmaları gerekliydi bence. Ama iki seri de o kadar anlamsız bir sıkıcılıkta ilerliyor ki, burada görülen rakamların önemli bir kısmının aboneliğini iptal ettirmeye üşenen tembel nerd'ler olduğunu düşünmeye başlıyorum. Miles Morales bile kurtaramadı, o derece.
  • FF#8'in bu kadar gerilemesi, hikayenin hem karmaşık hem de birazcık sıkıcı hale gelmesinden ötürü kaynaklanıyor gibi. Bu konuda çok fazla okuyucu yorumu aldım , "FF karmaşık hale geliyor" gibisinden. (Kendimi Güneri Cıvaoğlu gibi hissetmedim değil.)
  • Fear Itself o kadar çok tie-in'i olan o kadar karmaşık bir seri haline geldi ki, editörlerin bile hepsini okumakla uğraştıklarını zannetmiyorum. Bu satış rakamları, ortadaki ürünün tam karşılığıdır.
  • The Mighty Thor, satmıyor. X-Men, satmıyor. Punisher gibi iki yılda bir reboot eden bir seriyi reboot ediyorsun, satmıyor. Bence marvel editörlerinin bir noktada DC ile görüşüp Crossover yapmayı planlamaları lazım, bu iş başka türlü toparlanmaz.
  • War of the Green Lanterns sonrasında bile Green Lantern dergilerinin belli bir rakamın üzerinde olması, benim için gurur kaynağı oldu. Onları çocuklarım gibi seviyorum, koçlarım benim.