pazartesi sıkıntısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pazartesi sıkıntısı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2013 Cuma

Cuma Sıkıntısı


Kafada bir şeyler birikiyor sürekli olarak , eh, ben de bildiğiniz üzere çok planlı programlı yazabilen bir adam değilim. O yüzden heybeyi şöyle bir silkeleyeceğim, böylelikle birazdan bahsedeceğim şeyler kafadan düşerek cache'de yer açacak. Bir kazan-kazan durumu sözkonusu yani.

3 Eylül 2013 Salı

Pazartesi Sıkıntısı - 5



Şu dünyada üç şeyden korkarım, kul hakkı yemekten bir, gıybet yapmaktan iki, okurlarımızı üzmekten üç. Hassas bir blog sayfasıyız biz, duygusalız, zaman zaman kafamızı saatlerce yorganın altında tutup odada Rob Liefeld'in Captain America'sı varmışcasına ağladığımız oluyor, yalan değil. İtiraf ediyoruz; çizgi romanlardan tiskindiğimiz de olmuştur.

Ama bunların hiçbiri, aklımın köşesinde biriken tortuları eskiden meyhanelerde biranın köpüğünü sıyırmak için kullanılan tahta kaşıklarla sıyırıp üzerinize üzerinize silkelememe engel olamaz; o da ayrı bir konu. Ekşi Sözlük'ten James Wade Piotr Armando Cletus Wagner isimli bir yazar okurumuz uzun süredir yazı yazmadığımız için sitemde bulunmuş; hem kendisinin, hem de ismindeki Wagner'in hatrına boş kutuyu biraz sallamakta fayda var. Lütfen "abi sen bu konudan daha önce bahsetmişsin" demeyin, son bir haftadır bir çift çorabın ikisini aynı günde giymeyi başarabilmiş değilim.


1 Kasım 2012 Perşembe

Ne Yapmak Gerek?

Boş boş işlerle uğraşıyoruz ömrümüzün şu güzel yaşlarında, hayat da bu durumu destekler bir tavır takınıyor; böyle olunca asıl keyif aldığımız, ilgilenmek istediğimiz, partiküllerinden havuzlar oluşturup içinde yüzmek istediğimiz konuların -neredeyse- hiçbirine vakit kalmıyor.

Çizgi Roman da bunlardan biri. Tüm Swamp Thing hikayelerini tekrar elden geçirip, taa ilk volume'den Constantine'e başlamayı, Infinity Gem hikayeleri üzerine bir kronoloji çıkarıp Earth X üzerine yıllardan beri hazırladığım yazıyı nihayet yayınlamayı, Çizgi Romanlar ile beyin çürütmenin mümkün olup olmadığı konusundaki tezimi hararetle savunmayı, sektörü desteklemeyi, ülkedeki Community'nin büyümesi için çabalamayı, nerd magneti olmayı ben istemez miyim? Tabii isterim, neden olmuyor, vakit yok.

Cevaplar bu kadar basit aslında : Gerçek hayat, size çoğunlukla sıkıcı bazı "farming" görevleri sunmaktan öteye gitmiyor. Diablo III'te para toparlayabilmek için sizden güçsüz yaratıkları umarsızca kesiyormuş gibi, bütün gün oturup bitmek bilmeyen boş görevlerle experience toparlıyorsunuz. Herşeye bulaşmak istiyor, hiçbirine takat bulamıyorsunuz.

Bakıyorum, Bülent Başkan da benimle aynı fikirde, Tengunner da. Hayat mı çok ciddi, kurgusunda mı bir takım problemler var, renklendirmesi mi boktan yapılıyor bilmiyorum ama çabuk yoruluyoruz. Hızlı koşmaya çalışıyoruz, böylelikle bokumuz da seyrek düşüyor. Biz bir kenarda uyuklarken, kimse Çizgi Roman altkültürünün sivilceli bir ergenmiş gibi cinsel rüyalar içerisinde yüzdüğünden bahsetmiyor, Çizgi Roman dükkanlarıyla konuşup "Hangi sayı ne kadar satıyor, yayınlıyor bu adamlar iyi güzel de yayınladıkları işe yarıyor mu?" demiyor, "Nasıl bu kadar çok manga satılıyor?" konusu üzerine kafa yormuyor. Biz konuşmaktan bıktık belki ama, NTV yayınları da boktan çizgi romanlar çıkarmaktan bıktı, bazen güzel gelişmeler de oluyor. Warren Ellis şu an ne düşünüyor, Rob Liefeld akşamları huzurla uyuyabiliyor mu, bunları kimsenin düşündüğü yok. Stan Lee gibi bir adam, nasıl oluyor da tüm Nerd camiasından peygambermiş gibi saygı görüyor, bu bile tartışma konusu olmuyor. LucasFilm'i Disney satın almış, hala Darth Vader'a Mickey Mouse kulağı çizen tipler var, bunların varlığı bile söylediğimiz tüm sözlere hakaret niteliğinde.

Kısmet bu işler, ben şu Earth X yazısına tekrar bir bakayım. Belli mi olur.

20 Temmuz 2012 Cuma

Pazartesi Sıkıntısı - 4


 Cuma sıkıntısı oldu gerçi ama olsun; sıkıntı öyle acaip bir nesne ki ufak bir kaşıkla bal yemeye çalışmışsınız gibi, elinize bulaştıktan sonra tüm kahvaltı keyfinizi mahvedebiliyor. Kahvaltı da edemiyoruz diyet muhabbetlerine ya, neyse.

  • Aylardır süren The Dark Tower okumam nihayet az önce sonlandı. Epik neymiş, nasıl hazırlanır, nasıl geliştirilir, nasıl diyalog yazılır; Marvel'ın tüm Architect tayfasının sai King'den öğrenmesi gereken şeyler bunlar. Bu kadar uzun süren bir yaratım sürecinde, aynı duygu, aynı sarı toz rengi nasıl tutturulur inanılır gibi değil. Ben mesela, iki hafta üst üste pancake yapsam tadı tutturamıyorum, adam aldığı nefesi içinde tutarak bitirmiş kitabı. 
  • E tabi Roland'ın boktan dünyasında koştururken çizgi romanları ihmal ettim, bunu kabul ediyorum. Ama inanın bunda yayınlanan dergilerin çoğunun abuk subuk noktalardan ilerlemesinin de payı var, şöyle bir gözünüzün önüne getirin; hangi Major çizgi roman franchise'ını okumaktan keyif alıyorsunuz? Avengers? JLA? X-Men? Batman? Dikkat ettiyseniz Spider Man'i hiç saymadım, Dan Slott artık ne yapmaya çalıştığını kendi bile bilmiyor bence. 
  • Walking Dead #100'ün son 25 yılın en çok satan çizgi romanı olması (Yaklaşık 360.000 gibi bir rakamı var) büyük bir olay kesinlikle; bu kadar kendisini tekrarlayan, kısır, yaratıcılıktan yoksun, Amerikan ergen magneti/gençlik dizisi/sorumluluk sahibi bireylerin hatalarını kabullendiği yapay sitcom tadında bir çizgi roman nasıl böyle bir başarı yakalayabilir, nasıl dünya çapında "Next Big Thing" olabilir bilemiyorum. Kirkman'ın bu başarısı neticesinde bağımsız ve yaratıcıya ait çizgi roman yazan sanatçıların çoğu normalden 15 dakika daha uzun sabah ereksiyonları yaşıyordur eminim. Bakarsınız bir sonraki "diziye çevrilip inanılmaz derecede popülerleşen çizgi roman serisi" sizin olur, ne dersiniz? 
  • DC'de sadece ve sadece Stormwatch'u, Demon Knights'ı ve Green Lantern'ı takip etmekteyim. Stormwatch muazzam başarılı bir altmetne ve karakter örgüsüne sahip. Laf  açılmışken DC'nin bu dergide yaptığı ve Marvel'ın da Northstar'ı evlendirerek bir sonraki adıma taşıdığı "Eşcinsel karakterlere sahip çıkma" olgusu ise son zamanlarda karşılaştığım en rahatsız edici şey; çizgi roman firmaları hiçbir şekilde özgürlükçü ya da açık fikirli değiller; sadece ana akım trend hangi yöndeyse onun rüzgarını arkalarına alarak bir kaç okuyucu daha elde etme derdindeler. Biraz geçmişe yönelik okumalar yaparsanız ırkçılık; aşırı milliyetçilik, kadın düşmanlığı, homofobi gibi bir çok hastalığın -hem de büyük firmaların, anlı şanlı, house of idea olduğu iddiasındaki firmalarin- çizgi romanlarında bol bol yer bulduğunu göreceksiniz. 
  •  Hastalık demişken; belki bahsetmişimdir, elimde ciddi birer hastalık olan ırkçılığın ve milliyetçiliğin pençesinde can vermeye çalışan iki harika çizgi roman var; biri "Tenten Rusya'da" , diğeri ise geçenlerde Gittigidiyor üzerinden Mersin'li bir çocuktan aldığım Yüzbaşı Volkan ciltleri. İkisi de bağımsız birer yazıyı hakediyorlar; Tenten sovyetlik gibi bir günaha sahip rusların ne kadar vahşi, ne kadar kötü insanlar üzerine kurulu olduklarını anlatıyor; Yüzbaşı Volkan ise tam bir klasik zaten, bizi birer hayvandan ibaret gören "Yunanlılara" karşı nasıl kahramanca ve adilane mücadele ettiğimizi, yeri geldiği zaman "kadınlarını" kendimize hayran bırakarak düşmanımız olan bir millete karşı nasıl fallik bir üstünlük kurduğumuzu anlatıyor. Vakit bulursam bu sayıların hepsini tek tek incelemek istiyorum. 
  • Diablo 3 oynamaktayım ara ara, arifoglu.emre@gmail.com adresinden eklemek isteyen ekleyebilir. Hastalıklı bir Witch Doctor'um var, tam da karakterimi yansıtacak şekilde çamura yatıyor, uzaktan uzaktan gariban yaratıkların üzerine kavanozlar dolusu örümcek ve infilak eden kurbağalar atıyorum. Beklerim. 
  • Kindle kullanıyorum son bir kaç aydır, kitap okumayı sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Sifondan sonra en faydalı icat olabilir. 
  • Twitter üzerinden bahsetmiştim, fikirler sürekli geliyor ama uygulayacak ferasete sahip değilim : Süper kahramanların tenasül hayatları üzerine açık saçık ve erotik bir blog yazsam tutar mı acaba diye düşünmekteyim. 
  • Sosyal medyadan da, medyadan da , sosyalleşmeden de tiskinme aşamasındayım. Pinterest dedik ama o da pek interest'imi çekmedi. (Piii)
  • Chronicle, izlemeyen çizgi roman fanı varsa izlesin.
  • Çizgi roman üzerine yazmaya başlamadan önce sinema üzerine yazıyordum, şimdi ara ara tekrar sinema mı yazsam diye düşünmekteyim. Film.com.tr de hala duruyor gördüğüm kadarıyla.  Yalnız benim yazdığım kritikleri "Son Yeniçeri" adlı editör yazmış görünüyor, bir ara arayıp söylemem gerek. 
  • Şerefsiz Google AdSense, bugüne kadar bana layık gördüğün reklam ücretini Diablo 3'te üç item'dan kazanmak üzereyim, evine usta girsin inşallah. 
  • Batman filan dedik de, Court of the Owls'un çok iyi gittiği yönünde söylentiler mevcut. Okumak gerek, TPB'lerine bakmak gerek. Bildiğiniz gibi yeni 52'deki ilk TPB'ler piyasada, beğendiğiniz serileri alın ve aldırın, vurun öldürün. Nereye uğrayacağınızı biliyorsunuz zaten. 
  • Türk Çizgi Roman piyasasında da çok acaip gelişmeler oluyor, ama söylemem, söyleyemem. Az biraz daha bekleyin bence.
  • Ne gadan da pişkin hayata ilişkin diyerek, bu manzumeyi de sonlandırıyorum. The Dark Tower'ın ardından detoks etkisi yapacak bir şey okumam gerek, James Patterson filan üzerinden Airport Novel olayına mı girsem acaba. 

Bu arada, "Avengers ya da Amazing Spider-Man filmleri hakkında bilgi bulabilir miyim acaba?" diye gelen okuyucularımıza da bir sürprizimiz var; (Ulan amma çoksunuz)


Selametle,

Edit :  Dikkat ettiyseniz Avengers Vs. X-Men kapsamında Cyclops'a KIRMIZI TANGALI bir kostüm giydirilmesi, AVX sonrasında yeniden şekillendirilecek Marvel evreninde X-Men ve Avengers franchise'ları arasında gerçekleştirilecek hülleler ve yeni Nova'nın da "Nick Fury" gibi Ultimate evreninden apartma olacağı gibi kepazeliklerden hiç bahsetmedim, lütfen kutuyu açtırmayın.

17 Nisan 2012 Salı

Pazartesi Sıkıntısı - 3


 Bu da böyle bir şey işte, geçmek bilmedi bir türlü. Bahardan desen değil, hımbıllıktan desen değil, neden olduğunu ben de anlayamadım ki sizlere anlatayım.

  • Gov't Mule'un müzikte yaptığı şeyi blogger'lıkta yapmak istiyorum da,  Warren Hayes'teki cevvallik bende yok, o yüzden bir türlü olmuyor. 
  • O değil de, şu mücadelede Hitler Darth Vader'a nasıl bir son dakika ayak oyunuyla yeniliyor, anlamak mümkün değil. Bu dünyada adalet yok arkadaş.
  • Jason Aaron'un Silvestri ile başladığı Hulk volume'ü, beni hem hayattan hem de çizgi romandan soğuttu. Daha önceki sıkıntı yazılarından birinde belirtmiştim, hayvan hakları üzerine fazlasıyla kafa yorduğum bir dönemden geçiyorum -herhangi bir geçici periyod gibi bitmek de bilmiyor üstelik, algıda seçiciliğim inanılmaz boyutlara geldi- , bunun üzerine Bruce Banner'ın masum hayvanları Gamma ile mutant hale getirip bunları abuk subuk işlere koşması beni uçurumdan iten son noktalardan biri oldu. Özellikle Hulk'un üzerine salınan iki kardeş olan 26 ve 27 numaraların birinin kör, birinin felçli olarak lavların üzerinde kaldıkları ve birbirlerine "Brother!" diye bağırdıkları sahne o kadar rahatsız ediciydi ki, Vertigo ya da MAX çizgi romanlarında bile bu kadar rahatsız edici bir şey okumamıştım. Sana laflar hazırladım Jason Aaron, zaten Hulk-Banner bölünmesinin ardından şapkadan çıkan tavşan kadar şaşırtıcı olabilen Dr. Doom'un çıkması da hikayeyi zekice yapmıyor, ekleyeyim. Öyle seviş olmaz. 
  • Avengers Vs. X-Men başladı, ilk sayıyı okuduk, klasik bir giriş sayısı olmasının ardında yatan altmetin Cyclops'un gittikçe aklını kaçırmaya başladığına, ya da senaristlerimizin ziyadesiyle kolaya kaçma heveslisi olduklarına delalet ediyor. Neticede karşındaki adam Captain America, Emre Belözoğlu gibi bir herif değil ki ilk yediği herzede "Ulan bu dangalak bunu hep yapıyor, eeh eytere bea" diyebilesin. Ben bugüne kadar Steve Rogers'ın ağzından mutantlar hakkında en ufak bir kötü söz duymuş değilim, kaldı ki kendisi Amerikan milliyetçisi üst kimliği ile potansiyel bir taş kafalı olmasına rağmen. Herif redneck bile olamayacak denli mükemmel bir karakter olarak tasvir ediliyor, bu adamdan sana ne zarar gelebilir ey Scott Summers? İnsan değil Hope'u bir hücrede alıkoymasına, aynı yatağa çırılçıplak girmesine bile izin verir, böyle Boy Scout'u dünyada bulamazsın. Kıymet bilmiyorsun Kiklop. 
  • Günümüz Marvel dünyasının bir numaralı ergeni, Aylin Aslım düşmanı, Justin Bieber fanı Wolverine'in durumu ise ilginçliğini koruyor. Bir yandan "Ben size demiştim bu Cyclops'un kafayı yediğini" diyerek yıllardır şişen yüreğini soğutma derdi, bir yandan da "Ulan bunlar bu rüzgarla mutantları yanlışlıkla komple kazımasınlar?" şeklinde bir endişe Logan'ın son kahve fallarında hep kabarık bir yürekle resmedilmesine sebep oluyor. Logan-san, sen ki kendi derginde -yine allahın belası Jason Aaron'un cin fikirleriyle- işlek bir caddedeki bir kanatçının kestiği tavuktan daha fazla sayıda Yakuza kesmektesin, yakışıyor mu böyle ikircikli durumlar?
  • Utopia'nın üzerinde nazarlık gibi asılı duran Helicarrier konusunda bir şey söylemek istemiyorum, terbiyem bu noktalara müsaade etmemek için kendisini çok zor tutuyor. Yani böyle bir şey mümkün mü, bak güzel kardeşim, biz de az çok bu işleri takip ediyoruz; sen bunu yazıyor olabilirsin, insan olduğun için bir açıdan, yaradan tarafından yaratıldığın için başka bir açıdan, koskoca Marvel'dan her ay asgari ücretliye/emekliye/benim yoksul emekçi halkıma double penetration yaptırabilecek ölçüde kallavi maaş çekleri aldığın için başka bir açıdan saygı duyuyorum, ama lütfen bizi eşek yerine koymayın. Bu mu 12 sayı sürecek bir blockbuster'ın açılış hamlesi? Ben -ki yıllardır bu konu üzerine bir jul bile enerji harcamış değilim- bile bir satranç oyununda açılış yapacağım zaman otuz defa düşünüyor; "Ulan karşımdaki tırt bir oyuncu bile olsa insandır, kendisini iyi hissetsin, değer verilmiş hissetsin" diye düşünerek öyle tırt açılışlar yapmamaya, ortaya bir varyete koymaya, sahada basmadık yer bırakmamaya çalışıyorum. Sen gelmişsin bana otuzuncu sayfada Helicarrier gösteriyorsun, kırmızı Hulk gösteriyorsun. 
  • Kırmızı Hulk'u gördükçe de piyasaya yeni yeni adapte olmakta olan konserve meksika fasulyeleri geliyor aklıma. Yıllardır bu nanenin normal renklisini yiyordunuz; bir sıkıntınız yoktu; şimdi ne oldu da kırmızısı kıymete bindi? Soruyorum size, hiç düşündünüz mü, acaba normal bildiğiniz fasulye sizden razı mı? İnsan karşıdan karşıya geçerken onu ezmeme inceliğini gösteren ayı araç şoförüne bile minnettar kalır, sizde o tıynet de kalmamış. Ben Bruce Banner olsam, hepinize elimi öptürür,o Thunderbolt Ross'u da hacca gönderirim. Ama o da adam değil işte, böyle feyizli işler yerine atla eşekle, maymunla keçiyle arkadaş olmuş konuşuyor. Tam bir "Bitch high as fuck, talking animals and shit" durumu yani. 
  • Magneto'nun Colossus ile Magnetic Fastball Special adı verilmiş bir hareket yapması ayrı bir hayvanlık ayrıca, biraz daha ciddi bir nişanlama anlayışıyla koca Helicarrier'i ortadan ikiye ezine peyniri gibi yarabilirlermiş ama anladığım kadarıyla en kalabalık kahraman kitlesinin olduğu bölgeye giriş yapmak onların şahsi fikirleriydi, yoksa niye öyle bir dangalaklık yapsınlar değil mi? 
  • Jonathan Hickman Fantastic Four'daki hikayesini nihayet bağladı, fark ettiniz mi? Biraz daha bağlamasaydı zaten herhalde Galactus'un Spider Girl tarafından hamile bırakılmasının ardından Guardians of the Galaxy ve Fantastic Four işbirliğiyle gerçekleştirilecek bir kürtaj olayına şahit olacak, "Bana bir dayanak noktası verin dünyayı yerinden oynatayım" cümlesinin hayata geçişini gözlerimizle görecektik. Kısmet, allah korudu da olay buralara gelmeden birileri Hickman'ı sağduyuya davet etti herhalde. Bugün, Galactus'un herald konumuna getirilmesine eminim bu dünya üzerinde yaşayan ve yaşamış aklıbaliğ hiçbir insan razı olmaz, olamaz. Herşeyin bir şeyi var. 
  • Hickman demişken hikayeyi toparlamasına rağmen hala dergide bir şeyler yazmaya çalışmasını, Paranoid cover'ının bitişinin ardından kafayı toparlayamayıp davul ritmini atmaya devam eden Nick Menza'nın şuursuzluğuna benzetiyorum, bakalım kim Dave Mustaine'in yaptığı babalığı yapıp "Jonathan!" diye bağıracak. 
  • Allahtan şunu diliyorum ki, son Uncanny X-Force hikaye serisi hiç yaşanmamış sayılsın, Captain Britain ve ekibinin bu maceraya katılmak için yaptıkları tüm masraflar harcırah olarak geri ödensin, Wolverine ikna edilsin, ekip gelsin polisle birlikte Tarlabaşı'nda uyuşturucu satışı yapıldığı öne sürülen bir eve baskın yapsın, daha samimi olur. 
  • Konudan bağımsız ama, şu an bulunduğum noktadan baktığımda Türkçe sözlü Black Metal'in bu ülke insanlarına yapılmış en büyük eziyetlerden biri olduğunu farkediyorum. Bunu da Tarlabaşı filan derken farkettim. 
  • Spider Men konusunda bir şeyler yazmamı bekliyorsanız çok beklersiniz, biz yıllardır bazı konulardan muzdarip olan bri grup olarak Brian Michel Bendis'in mezarının üzerinde dansedeceğimiz günleri hevesle bekliyoruz. Şarkımız hazır, dansımız hazır, tüm kontroller tamam. 
  • Son olarak Scarlett Johansson'dan Black Widow olmaz diyorum, tekrar söylüyorum, bunu ilk söylediğimde de küfür yemiştim, şimdi de yiyeceğim ama zaman beni haklı çıkaracak arkadaşlar. Na buraya yazıyorum.
  • Scarlett Johansson'dan Black Widow olmaz. 

12 Mart 2012 Pazartesi

Pazartesi Sıkıntısı - 2

 Çok laf, az iş.

  • Parayı bulursam Ed Brubaker'ın yazacağı, Steve McNiven'ın çizeceği bir Mister No serisi yaratma projem var ama, gençlerden "Bu ne yeaa, Uncharted rip-off'u olmuş bu" tepkisi alır diye çekinmekteyim. Çekingen bir insanım, ortaokulda mektup arkadaşıma "Ya şimdi onu cevap yazmak zorunda bırakırım, ayıp olur" diye düşünerek mektup yazmaya bile çekinirdim.
  • Marvel merkezli çizgi roman yayıncılığı anlayışından ciddi anlamda tiksinmiş durumdayım. Yıllardır bu anlamda değişen bir durum olmadı aslında, ama bir türlü idare ediyorduk. Avengers Vs. X-Men serisinin hazırlıklarının başlamasıyla bu durum iyice ayyuka çıktı, artık bu yönde bir teaser görmeye bile tahammül edemiyorum. Uzun bir hikaye olacak, teaserlar ortalıkta dolaşıyor, düşünüyorum düşünüyorum; heyecanlanmak için tek bir sebep dahi bulamıyorum. 
  • Avengers : The Children's Crusade o kadar kötü, ve o kadar anlamsız bitti ki, tüm bu durumu seriyi çok uzun zamana yaymalarına bağlıyorum. Yoksa kimsenin bu kadar s.çacağını sanmam. 2010'da başlayan 9 sayılık hikayeyi 2012'de bitiriyorsun; Allan Heinberg'in aklı Sex and the City'ye kaydı herhalde. Hadi tüm büyük olumsuzlukları gözardı edelim, herşey tamam; ama Scarlet Witch'i yeni "büyük" event'e bağlayabilmek için bu kadar kıvırmaları gerçekten yakışıksız oldu. 
  • "Kendi iç huzurunu arayan süper kahraman" teması 70'lerin çiçek çocukları arasında rağbet görebilecek bir konuydu belki ama, 2000'li yılların nerd'lerinde küfürname yazma ihtiyacı doğuruyorlar. 
  • Mark Waid büyük yazar, bu konuda hepimiz hemfikiriz; yeni Daredevil volume'ünün başarısı konusunda da pek görülmeyen bir söz birliği var ama bir tek ben mi gülümseyen, abuk subuk espriler yapan bir Daredevil'den rahatsızım acaba? 
  • DC Comics tarafında da işler bir acaip yürümekte. Earth-2 benzeri bir yapıya neden ihtiyaç duyulduğunu bile anlayabilmiş değilim, sen uzun yıllar boyunca contiunity meselesi yüzünden ırzına geçilmiş bir çizgi roman evrenini sigaya çek, ondan sonra da ikinci bir evren ile tekrar ortalığa yeni olasılıklar saç. Zaten beş tane Batman dergisi var, bir de ikinci evrene ne gerek vardı? Buradaki durumun Marvel'ın Ultimate evreni ile hiçbir benzerliği yok, onu da ekleyeyim de yanlış anlaşılma olmasın.
  • Marvel'dan Tom Breevort inatla Marvel evreninin herhangi bir şekilde reboot edilmeyeceğini, relaunch gibi bir beklentiye girilmemesi gerektiğini söylüyor. "Biz zaten öldürdüğümüzü bile iki ay sonra diriltliyoruz, söylediğimiz hiçbir şeye itimat etmemeniz gerektiğini öğrenmiş olmanız lazım" demek istiyor herhalde. 
  • İkinci maddede bahsettiğim tiskinti sebebiyle okuma range'im oldukça düştü; DC'yi takip etmek de zor geldiği için Diabolik, Vampirella, Mister No, Mandrake gibi okumalar yapıyorum. Ufuk açıcı olmaktan uzak olduğu anlar da oluyor, dahiyane olarak nitelemem gereken anlar da. 
  • Emrah Ablak'ın Tübitak cildi, son zamanlarda okuduğum en iyi "orjinal" çizgi roman. Devamını büyük bir heyecanla bekliyorum. Özen, renk kullanımı ders niteliğinde.
  • "Acaba haftalık olarak on soru seçsem de, onları podcast olarak cevaplasam mı?" diye bir düşünce girdi bu sabah aklıma, can sıkıntısı gerçekten kötü şey. Özellikle işi bıraktığımdan beri günlerimin, gecelerimin çoğu bana kalmışken. 
  • Avengers Vs X-Men sadece Cyclops'u X-Men aleminden koparırsa başarılı bir seri olma iddiasına sahip olabilir, Büyük değişiklik diyorsunuz ya, Iceman'i geçirin ekibin başına da görelim. 
  • Hayvan hakları ve sahipsiz hayvanların sahiplendirilmesi düşünceleri son zamanlarda kafamı çok meşgul ediyor, bu konuda bir şeyler yapmaya da çalışıyorum. Tam bu dönemde, Grant Morrison'un WE3'ünü tekrar okumayı denedim, serinin sonunda neredeyse ağlayacaktım. 
  • Grant Morrison derken, kendisi Batman Incorporated hikayesini nihayet toparlayacakmış. Eğer neyi toparlayacağına dair en ufak bir fikri varsa, ben şu yazdıklarımı komple yalarım arkadaş. 
  • Eskiden Ultimate evrene dair bir şeyler bekler, bir şeyler umardık. Sonu ne kadar b.ka bağlasa da Ultimate Hulk Vs. Wolverine hikayesinin finalini, ya da Apocalypse'li X-Men hikayesinin sonunu nasıl bir heyecanla beklediğimi hatırlıyorum da; Ultimate Comics Ultimates ve X-Men dergilerinin ne kadar başarısız olduğunu bir kere daha farkediyorum.
  • NTV yayınlarına sürekli b.k atıyoruz farkındasınızdır; son çıkardıkları renkli 2 ciltlik Corto Maltese'ler hakkında övgü dolu bir şeyler yazmak istiyorum ama kurcalarken farkettim ki dört panellik dergiyi üç panel olarak basmışlar. Yine çarşafa dolanmış durumdalar yani. Baskı derken, bir de Vampirella var, Gerekli Şeyler'den çıkan ilk Vampirella cildinin hikaye seçiminin sıkıntılar barındırdığını düşünüyorum. Paket olarak mı geldi acaba? 
  • Gerekli Şeyler demişken, kendileri bizi "Dost Siteler" listesinden çıkarmışlar. Canlarını mı sıktık, yoksa aktif değiliz diye mi kaldırdılar acaba? 
  • Aktiflik - Pasiflik muhabbeti de çok pismiş bu arada. 
  • Bülent Başkan'a buradan selam ediyorum, kendisiyle Webcast yapıp online rakı sofrasında Batman konuşma projem var. 
  • Eğer hakikaten hala blogu takip edenler varsa son olarak da onlara sesleneyim, çok yalnızsınız. Formspring'den aldığım ilk soru "Are you a NoLifer?" olmuştu.

15 Aralık 2011 Perşembe

Perşembe Sıkıntısı


  • İlk başlarda ilginç geliyordu belki ama, Marvel'ın önümüzdeki aylarda yayınlanacak çizgi romanların içeriklerine ilişkin ipuçları vererek mevcut hikayeleri rezil bir şekilde spoil etmesi korkunç bir hal aldı.
  • Aquaman çok klas, bu tempoda devam ettirilirse Justice League'in en Cool karakteri haline bile getirilebilir. Hal Jordan'ın ise feci şekilde rezil edileceğine dair bir his var içimde niyeyse. 
  • Fantomex ne kadar ilginç bir karakter haline geldi değil mi? Umarım böyle düşünen tek kişi değilimdir. 
  • Bu arada Uncanny X-Force Dark Angel Saga ile Marvel'ın açık ara en iyi dergisi halini aldı. Nokta.
  • Yine de ilk başlıkta söylediğimi ufaktan tenzih etmem gerekekebilir, UXF'da çekilen trick oldukça başarılıydı.
  • Formspring üzerinden gerçekleştirdiğimiz iletişimin artık miadını doldurduğunu düşünüyorum, geride kalan 1800 küsür soru ve cevap harcanan eforun karşılıksız kalmadığının güzel bir işareti gibi. Tabii gerçekten bir karşılık varsa. 
  • Cable'ın gerçekte "meğersem" ölmemiş oluşu işe Human Torch'un ölüp ölüp dirilmiş oluşu, gerçekten son yılların en "kabak tadı" veren hareketleri bence. Marvel'ı bir kaç title dışında sadece takip edebilmek için okuyorum, bu çok acı bir şey. 
  • DC'nin üstünlüğü ise göz yaşartıcı. Yeni 52 içerisinde filler sayılar da mevcut tabii , ama Animal Man gibi, Justice League Dark gibi, Aquaman gibi, Green Lantern gibi, Action Comics gibi, Batman gibi, Detective Comics gibi, Stormwatch gibi, Swamp Thing gibi çok kaliteli dergiler de mevcut. İşin ilginci, arada Grifter gibi işe yarayabilecek plaseler de çıkmakta. 
  • Blog'da sayı hakkında bir yazı yazmadan çizgi roman okumak, gerçekten çok keyifli bir durum. Değerlendirme yazacağın zaman, ister istemez kronolojik gitmek; eğer yazmamışsan önce bir önceki sayının değerlendirmesini yazmak zorunda kalabiliyorsun. Sadece okuyorsan, böyle problemler yok. Mesela dün, uzun süredir beklettiğim -Yeni 52'nin tüm ilk sayılarının değerlendirmesini yazmaya çalışıyorum bir süredir- Swamp Thing'in yayınlanmış tüm yeni sayılarını okudum, çok keyifliydi. 
  • Bülent Başkan'ı bir dönem blog yazarlığından uzaklaştıran problemin bir benzerini ben de yaşıyorum zaman zaman, bu işi periyodik bir şekilde yapmaya çalışmak kesinlikle hevesinizin kırılmasına yol açıyor. Bu sebepten iyice uzaklaşmamak için zaman içerisinde ara vermeyi planlıyorum, eğer ciddi anlamda takip eden insanlar varsa panik yapmayınız, buralardayım.
  • John Constantine sigara içmeyi bırakırsa büyük ayıp olur.
  • Wolverine ile Cyclops arasındaki kim daha büyük attention-seeking-whore mücadelesini büyük bir keyifle izliyorum, sanırım Wolvie yarışı kazanacak gibi.
  • Neden Ultimate Fantastic Four gibi bir hikaye daha yazılmıyor?
  • Geceleri Point One'daki genç Nova'nın bundan sonra bildiğimiz Nova'nın yerini alacağını düşünerek sıçrıyorum uykularımdan, kan ter içerisinde. Böyle bir şey olursa hayat damarlarımdan biri kopabilir. 
  • Atıp tutuyoruz ama, Cable gerçekten tek tek tüm Avengers ekibini alaşağı edebilirse çok görkemli olur. Gerçi etmesi çok mümkün, çünkü hikayeyi Jeph Loeb yazıyor.
  • Önceki sıkıntı yazısında yazmış mıydım hatırlamıyorum, ama ben burada böyle boş otururken Rob Liefeld'in hala iş yapabiliyor olmasına çok canım sıkılıyor. 
  • Kısacası , canım sıkılıyor. Gayet net görülebiliyor herhalde bu durum.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Pazartesi Sıkıntısı




  • Fantastic Four'da bir karakter daha öldürülse harika olur aslında; Reed Richards'tan ya da Sue'dan kurtulsa seri açılacak ama, olmuyor olamıyor.
  • Neden Heavens on Fire'ı konu alan bir Ghost Rider filmi yapılmıyor ki?
  • DC'nin yeni 52'sini Türkiye'de yayınlayacak bir yayıncı var mı acaba?
  • Marvel tüm Line Up'ını iptal edip Grant Morrison'un yazdığı, Erik Larsen'in çizdiği bir Avengers serisiyle sıfırdan, Loki'den başlasa güzel mi olur, kötü mü?
  • Gerzekalı Amerikan teenager'larına yönelik yeni X-Men filmi yapımı Kanun Hükmünde Kararname ile yasaklanabilir mi?
  • Alfa Yayınları tekrar faaliyete geçse, ve küçük boyda dahi olsa Fantastic Four, Captain America, Thor, Rom yayınlasa, hatta aynı sayıları yayınlasa.
  • Birileri ortalığı yıkan, oğlunu tokatlayıp iki kuzgunun lafıyla terör estiren Odin'e sokaklarda yattığı, ankolik olduğu günleri hatırlatabilir mi?
  • Marvel'ın Iron Age adlı dandik hikayesi gerçekmiş meğersem, yani serinin Omega'sı yayınlandığında ilk sayıdaki patlama tüm Marvel evreninde olacak, ve herkes ölecekmiş. Nasıl olur? Gerçi standart bir ölümün bir buçuk sene sürdüğü düşünülürse tüm gezegenin resurrect etmesi altı ayı geçmez zaten, okuyucu da $3.99'luk fiyatlardan bir süre kurtulup rahaaat bir nefes alır.
  • Geoff Johns'un Green Lantern'daki koşusuna virgül konmasa daha iyi olmaz mıydı?
  • DC evrenindeki dört Flash neden moleküllerini titreştirip tek bir varlık altında birleşmiyorlar? Ultra Flash gibi?
  • Marvel 15 günde bir Amazing Spider Man yayınlamayı ne zaman bırakacak?
  • Deadpool'un eski popülerliğine ne oldu?
  • Tony Stark'tan bir gün kurtulabilecek miyiz acaba? Gerçekten ama. 
  • Blog yazmak, can sıkıntısını giderip eğlendirmek kısmından sorumluluk kısmına geçtiği andan itibaren , ne kadar anlamlıdır?
  • Facebook'ta sayfana kim bakmış öğrenmek ister misin?
  • Neden Marvel'ın bir Planetary'si yok?
  • Alan Moore ve Frank Miller bir Hawkman serisi yazsalar, seriyi de Clayton Crain çizse?
  • Silver Surfer Türkiye'de yaşıyor olsa sevdiklerine kavuşmak için Mahmut Tuncer Show'a çıkar mıydı?
  • ROM Türkiye'de nasıl bu kadar çok tutmuştu?
  • Blog'un header kısmına "Kız Msni" diye bir cümle gömsem Türkiye'de daha çok kişinin çizgi romanlar konusunda ilgi duymasını sağlar mıyız?
  • X-Men ekibinin en popüler kahramanı neden Wolverine'dir?
  • Scott Summers her geçen gün liderliğin altında ezilmek yerine nasıl daha olgun bir portre çizebiliyor? 
  • Piano Magic dinlenirken en güzel hangi çizgi roman okunur?
  • Çizgi Roman okumak gerçekten çocukluk travmalarını aşmış, normal hayata son derece adapte, aklı başında bir bireyin sergileyeceği bir davranış mıdır?
  • Marvel'ın "Elinizdeki DC dergisinin kapağından elli tane yırtıp bize getirin, size şahane Variant kapaklı dergi verelim" şeklindeki şu dünyada ahlak adına ikibin beşyüz yıldır bilinen herşeyin karşısında vücut bulan hareketinin Tom Breevort'un savunduğu gibi mantıki bir açıklaması olabilir mi?
  • Blackest Night/Fear Itself, House of M/Flashpoint gibi benzeşmeler mecburi midir, yani olayın hikaye tarafı bir yana, bu kadar büyük iki yapı biri nereye giderse oraya sürüklenmek zorunda mı kalır?
  • Star Wars'da Expanded Universe kavramı keşfedilmeseydi George Lucas açlıktan ölmemek için daha kaç film çekip, kaç oyun yapmak zorunda kalırdı?
  • Magneto'nun ilk kaskının gerçekten boynuzları olduğunu biliyor muydunuz?
  • Rob Liefeld, hala çok büyük kontratlarla DC ve Marvel için iş yapmasına rağmen düzgün bir ayak bile çizemiyor.
  • Leinil Francis Yu, son jenerasyonun "çok yetenekli olup da kendisini en kısa sürede bozan" çizerleri arasında ilk sırada geliyor olsa gerek.
  • Alan Moore'un Marvelman olayına hala her gece yatmadan önce yarım saat güldüğüne inanıyorum.
  • Grant Morrison'un ağır ingiliz aksanı sahte olabilir mi?
  • Dostoyevski günümüzde yaşasa ve Çizgi Roman yazarı olsa, kesinlikle Ultimate Marvel için hikayeler yazardı. Ama güzel hikayeler. 
  • Action Philosophers ne kadar güzel bir seridir!
  • Çizgi Roman yayıncıları kendi aralarında bir kurul seçseler, ve bu kurul her sene hangi süper kahramanların ev kazası ya da ecel gibi sebeplerle ölüp bir daha geri gelemeyeceklerini seçse, şahane olmaz mı?
  • Blogu günlük olarak update etmek zorunda olsaydım, maaşlı bir işte çalışır gibi öfleyip püflemem gerekmez miydi? 
  • İtiraf etmek gerekirse Formspring'de bazı soruları cevaplamak için yeterli enerjiyi zaman zaman kendimde bulamıyorum. Özellikle biyografi isteyen soruları; biyografi yazmak dünyadaki en sıkıcı iş herhalde.
  • "Bir hikaye yazmak istesen ve bu yayınlanacak olsa, hangi karakter hakkında olmasını isterdin?" diye bir soru sorulsa, bir saniye bile düşünmeden Darkhawk diye cevap verirdim. Tüm evrenler içerisinde ergen sinirine ve ölçüsüzlüğüne sahip Umut Sarıkaya karakteri benzeri tek cevher Darkhawk çünkü.
  • Zamanında son derece misojenist, ırkçı, siyah sömürüsüne dayalı çizgi romanlar üreten firmaları gay karakterlere yer veriyorlar diye açık görüşlü ilan etmek dangalaklık değildir de nedir? 
  • Geziye gittiği akvaryumda vatosun kafasına pet şişeyle vuran insan olası Skrull istilasında ne yapar? 
  • Marvel dergi fiyatlarını $4.99'dan $3.99'a indireceğini duyurduğunda tenzilat mı yapmış oldu, yoksa "Ulan o fiyat bir yıl önce $2.99'du?" diyen bizim gibi saflarla dalga mı geçiyor?
  • İtiraf etmek gerekirse, DC'nin yeni yayınlayacağı dergilerden sırf eskilerini okuyup oturtmaya üşendiğim için çok umutluyum. Nereden başlayacağımı bir türlü yakalayamadığım için son iki senedir Batman okuyamıyorum doğru düzgün.
  • DC'nin Red Lantern olarak bildiğin tekir kediyi piyasaya çıkarıp psikopat yapması, vahşilik midir? Hayvan sömürüsü müdür? Eğer bu hayvan sömürüsüyse, Red Lantern'ın varlığının öküz olmasına ne demeli?
  • Yeni eve taşındığımdan beri odalardan birinin büyük duvarını boydan boya çizgi roman kaplatmayı planlıyorum, daha henüz uygun panel ya da kapakları seçebilmiş değilim. Siz de kalkıp bu adama en iyi on kapak filan soruyorsunuz. Allah güç veriyor, seçiyoruz; o ayrı.