5 Eylül 2013 Perşembe

J.H.Williams III 26.sayıyla Batwoman'dan ayrılıyor!






Evet efendim, yanlış duymadınız : DC Comics'in yeni 52'sinde çizim anlamında sahada basmadık yer bırakmayan, gölgelemelerin ve ince taramaların efendisi J.H.Williams III yazar W.Haden Blackman ile birlikte 26.sayı itibariyle dergiden ayrılma kararı aldıklarını açıkladı.

Yaklaşık beş-altı saat önce gelen açıklamadan anladığımız kadarıyla (çünkü JHWIII'ün kendi blog sayfasındaki açıklamanın linki çalışmamakta) olay DC'nin Kate'in Maggie Sawyer ile evliliğine izin vermemesi nedeniyle patlamış. DC'nin iki defa GLAAD ödülü kazanmış, LGBT dünyasında saygın bir yeri olan karakter için evliliği neden bir kırmızı çizgi olarak tayin ettiğini anlamak çok güç.


God is Dead!

Eveet, her ne kadar daha çok istesem de Black Sabbath'ın yeni albümü 13'ün ilk single'ından bahsetmiyorum arkadaşlar, zaten sonunda soru işareti olmamasından anlamışsınızdır.

Bugünün en önemli haberi, Jonathan Hickman'ın Mike Costa'yı yanına alarak hazırladığı 6 sayılık mini seri God İs Dead'in ilk sayısının yayınlanıyor olması.


PR ropörtajı Newsarama tarafından yapılmış , çok da eğlenceli bir ropörtaj olmuş ama okumaya üşenenler için kısaca değinelim.


3 Eylül 2013 Salı

Pazartesi Sıkıntısı - 5



Şu dünyada üç şeyden korkarım, kul hakkı yemekten bir, gıybet yapmaktan iki, okurlarımızı üzmekten üç. Hassas bir blog sayfasıyız biz, duygusalız, zaman zaman kafamızı saatlerce yorganın altında tutup odada Rob Liefeld'in Captain America'sı varmışcasına ağladığımız oluyor, yalan değil. İtiraf ediyoruz; çizgi romanlardan tiskindiğimiz de olmuştur.

Ama bunların hiçbiri, aklımın köşesinde biriken tortuları eskiden meyhanelerde biranın köpüğünü sıyırmak için kullanılan tahta kaşıklarla sıyırıp üzerinize üzerinize silkelememe engel olamaz; o da ayrı bir konu. Ekşi Sözlük'ten James Wade Piotr Armando Cletus Wagner isimli bir yazar okurumuz uzun süredir yazı yazmadığımız için sitemde bulunmuş; hem kendisinin, hem de ismindeki Wagner'in hatrına boş kutuyu biraz sallamakta fayda var. Lütfen "abi sen bu konudan daha önce bahsetmişsin" demeyin, son bir haftadır bir çift çorabın ikisini aynı günde giymeyi başarabilmiş değilim.


Mağara Duvarındaki Delik

Çizgi Romanlardan aşina olduğumuz süper kahramanlar yaşadığımız dünyada varolsalar, bunun nasıl etkileri olurdu diye sık sık düşünüyorum bu aralar, eminim siz de aynı konu üzerine kafa yoruyorsunuzdur. Şöyle kafamdaki bir silkelemek istedim neler var neler yok diye; uzun süredir de yazı yazmadığım malumunuz, pratiğimi kaybettiğime eminim. Bu nedenle sizi biçem ve içerik açısından mutlak butlan ile sakat bir yazıyla karşıya karşıya bırakacağım, şimdiden özür dilerim.

Ayrıca aşağıdaki modellemeyi modern "süper kahraman" kavramı üzerine inşa ettiğimi de belirteyim, Golden Age ya da Silver Age kahramanlarının günümüzde yer alması hem süper, hem de kahraman fikirlerinin karşısına birer oksimoron olarak dikilirdi herhalde.


16 Ocak 2013 Çarşamba


“You fellas think of comics in terms of comic books, but you’re wrong. I think you fellas should think of comics in terms of drugs, in terms of war, in terms of journalism, in terms of selling, in terms of business. And if you have a viewpoint on drugs, or if you have a viewpoint on war, or if you have a viewpoint on the economy, I think you can tell it more effectively in comics than you can in words. I think nobody is doing it. Comics is journalism. But now it’s restricted to soap opera.”

Jack Kirby.