“You fellas think of comics in terms of comic
books, but you’re wrong. I think you fellas should think of comics in
terms of drugs, in terms of war, in terms of journalism, in terms of
selling, in terms of business. And if you have a viewpoint on drugs, or
if you have a viewpoint on war, or if you have a viewpoint on the
economy, I think you can tell it more effectively in comics than you can
in words. I think nobody is doing it. Comics is journalism. But now
it’s restricted to soap opera.”
Jack Kirby.
1 Kasım 2012 Perşembe
Ne Yapmak Gerek?
Boş boş işlerle uğraşıyoruz ömrümüzün şu güzel yaşlarında, hayat da bu durumu destekler bir tavır takınıyor; böyle olunca asıl keyif aldığımız, ilgilenmek istediğimiz, partiküllerinden havuzlar oluşturup içinde yüzmek istediğimiz konuların -neredeyse- hiçbirine vakit kalmıyor.
Çizgi Roman da bunlardan biri. Tüm Swamp Thing hikayelerini tekrar elden geçirip, taa ilk volume'den Constantine'e başlamayı, Infinity Gem hikayeleri üzerine bir kronoloji çıkarıp Earth X üzerine yıllardan beri hazırladığım yazıyı nihayet yayınlamayı, Çizgi Romanlar ile beyin çürütmenin mümkün olup olmadığı konusundaki tezimi hararetle savunmayı, sektörü desteklemeyi, ülkedeki Community'nin büyümesi için çabalamayı, nerd magneti olmayı ben istemez miyim? Tabii isterim, neden olmuyor, vakit yok.
Cevaplar bu kadar basit aslında : Gerçek hayat, size çoğunlukla sıkıcı bazı "farming" görevleri sunmaktan öteye gitmiyor. Diablo III'te para toparlayabilmek için sizden güçsüz yaratıkları umarsızca kesiyormuş gibi, bütün gün oturup bitmek bilmeyen boş görevlerle experience toparlıyorsunuz. Herşeye bulaşmak istiyor, hiçbirine takat bulamıyorsunuz.
Bakıyorum, Bülent Başkan da benimle aynı fikirde, Tengunner da. Hayat mı çok ciddi, kurgusunda mı bir takım problemler var, renklendirmesi mi boktan yapılıyor bilmiyorum ama çabuk yoruluyoruz. Hızlı koşmaya çalışıyoruz, böylelikle bokumuz da seyrek düşüyor. Biz bir kenarda uyuklarken, kimse Çizgi Roman altkültürünün sivilceli bir ergenmiş gibi cinsel rüyalar içerisinde yüzdüğünden bahsetmiyor, Çizgi Roman dükkanlarıyla konuşup "Hangi sayı ne kadar satıyor, yayınlıyor bu adamlar iyi güzel de yayınladıkları işe yarıyor mu?" demiyor, "Nasıl bu kadar çok manga satılıyor?" konusu üzerine kafa yormuyor. Biz konuşmaktan bıktık belki ama, NTV yayınları da boktan çizgi romanlar çıkarmaktan bıktı, bazen güzel gelişmeler de oluyor. Warren Ellis şu an ne düşünüyor, Rob Liefeld akşamları huzurla uyuyabiliyor mu, bunları kimsenin düşündüğü yok. Stan Lee gibi bir adam, nasıl oluyor da tüm Nerd camiasından peygambermiş gibi saygı görüyor, bu bile tartışma konusu olmuyor. LucasFilm'i Disney satın almış, hala Darth Vader'a Mickey Mouse kulağı çizen tipler var, bunların varlığı bile söylediğimiz tüm sözlere hakaret niteliğinde.
Kısmet bu işler, ben şu Earth X yazısına tekrar bir bakayım. Belli mi olur.
Çizgi Roman da bunlardan biri. Tüm Swamp Thing hikayelerini tekrar elden geçirip, taa ilk volume'den Constantine'e başlamayı, Infinity Gem hikayeleri üzerine bir kronoloji çıkarıp Earth X üzerine yıllardan beri hazırladığım yazıyı nihayet yayınlamayı, Çizgi Romanlar ile beyin çürütmenin mümkün olup olmadığı konusundaki tezimi hararetle savunmayı, sektörü desteklemeyi, ülkedeki Community'nin büyümesi için çabalamayı, nerd magneti olmayı ben istemez miyim? Tabii isterim, neden olmuyor, vakit yok.
Cevaplar bu kadar basit aslında : Gerçek hayat, size çoğunlukla sıkıcı bazı "farming" görevleri sunmaktan öteye gitmiyor. Diablo III'te para toparlayabilmek için sizden güçsüz yaratıkları umarsızca kesiyormuş gibi, bütün gün oturup bitmek bilmeyen boş görevlerle experience toparlıyorsunuz. Herşeye bulaşmak istiyor, hiçbirine takat bulamıyorsunuz.
Bakıyorum, Bülent Başkan da benimle aynı fikirde, Tengunner da. Hayat mı çok ciddi, kurgusunda mı bir takım problemler var, renklendirmesi mi boktan yapılıyor bilmiyorum ama çabuk yoruluyoruz. Hızlı koşmaya çalışıyoruz, böylelikle bokumuz da seyrek düşüyor. Biz bir kenarda uyuklarken, kimse Çizgi Roman altkültürünün sivilceli bir ergenmiş gibi cinsel rüyalar içerisinde yüzdüğünden bahsetmiyor, Çizgi Roman dükkanlarıyla konuşup "Hangi sayı ne kadar satıyor, yayınlıyor bu adamlar iyi güzel de yayınladıkları işe yarıyor mu?" demiyor, "Nasıl bu kadar çok manga satılıyor?" konusu üzerine kafa yormuyor. Biz konuşmaktan bıktık belki ama, NTV yayınları da boktan çizgi romanlar çıkarmaktan bıktı, bazen güzel gelişmeler de oluyor. Warren Ellis şu an ne düşünüyor, Rob Liefeld akşamları huzurla uyuyabiliyor mu, bunları kimsenin düşündüğü yok. Stan Lee gibi bir adam, nasıl oluyor da tüm Nerd camiasından peygambermiş gibi saygı görüyor, bu bile tartışma konusu olmuyor. LucasFilm'i Disney satın almış, hala Darth Vader'a Mickey Mouse kulağı çizen tipler var, bunların varlığı bile söylediğimiz tüm sözlere hakaret niteliğinde.
Kısmet bu işler, ben şu Earth X yazısına tekrar bir bakayım. Belli mi olur.
31 Temmuz 2012 Salı
Radyoaktif Magazin!
Bakalım son zamanlarda çizgi roman dünyasında ne gibi dedikodular dönmekte, eminim her biriniz olan bitenleri merak ediyorsunuz. Konu başlıklarımıza bir bakalım.
Şimdilik kulağımıza gelenler bunlar, stay tuned sabah şekerlerim.
- Dave Gibbons, bir ropörtajında Before Watchmen ve Watchmen the Movie hakkında ağır konuşmak üzereyken müdahale sonucu konu gülüşmelerle geçiştirilmiş, kendisinin ağzından "Orjinal seri dışında Watchmen hikayesinin devamı olan bir yapı yok, oyun, film ya da devam serileri Watchmen değil" lafı çıktıktan sonra Lego Batman yapımcısı Jonathan Smith "Aman abi, devam serileri hakkında konuşmuyoruz" şeklinde lafı değiştirmiş, ropörtajın kısmında İstanbul'daki köprü çilesi, ramazan sebebiyle sebze meyve fiyatlarındaki artış gibi can alıcı konular konuşulmuş.
- Jim Lee SDCC 2012'deki Before Watchmen panelini hayvan gibi ortadan bölerek salona Tarantino'yu sokmuş, o da bir hevesle yeni filmi Django Unchained için çıkarılacak çizgi roman serisini duyurmuş. İzleyenlerin hepsi de "Sanki iş yapacak da, utanmadan duyuruyorlar" diye içlerinden geçirse de, ses çıkarmamış.
- Daredevil #7 ile yine Eisner ödülü alan (En iyi sayı) Mark Waid, "Yemin ediyorum bu adamlardaki Daredevil sevgisini ben bile anlamıyorum" demiş. Irredeemable, Incorruptuble ve Daredevil ile en iyi yazar ödülünü de kazanan Waid'in ödülü Bette Noir kostümü içerisinde aynanın karşısında kutladığı yönünde duyumlar alıyoruz.
![]() |
| "Ödülde bir denyoluk dönüyor ama, çözemiyoruz." |
- Eisner ödülleri sektörde dedikodu kazanını cadı kazanı gibi kaynatıyor, "En iyi Kaligrafi" dalındaki ödülün Usagi Yojimbo adlı serinin kaligrafisti ve herşeyi Stan Sakai'ye verilmesi "Ulan japon asıllı bir amerikalının japon bir kahramanı anlattığı serinin ingilizce kaligrafisi nasıl ödül alıyor, biz dergidekilerin yarısını anlamıyoruz millet ödül vermiş" şeklinde serzenişlere sebep oldu.
- Marvel "Marvel : NOW" projesi kapsamında reboot (aslında reboot mu o da belli değil) edeceği Iron Man hikayesine ait ilk teaserları yayınlarken sızan bilgilere göre seride ergenlik sebebiyle büyük ızdıraplar çeken Tony Stark adlı bir gencin garajında yaptığı dev robotla ilişkisinin hentai usulü ele alınacağı öngörülüyormuş.
- DC'nin yeni evreninde eşcinsel karakter patlaması yaşanırken yeni adaylar hakkında New York borsasında işlem görecek opsiyon sözleşmeleri çıkartılması gündemdeymiş. Morgan Stanley'den ismini vermek istemeyen yetkililerden aldığımız bilgiye göre, en yüksek prim "Dan DiDio - Jim Lee" çiftinin adına çıkarılacak sözleşmede olacakmış.
- Action Comics'in de iş yapmaması üzerine bir daha Superman konusuna dahil olmaya tövbe eden Grant Morrison "Bu herif yüzünden Batman'den de soğuyorum" demiş, kendisi bundan sonra Dikili taraflarında organik tarım ile uğraşacak, ve gizliden gizliye apokaliptik bir tarikatın liderliğini üstlenecekmiş.
- Sandman'e yeni bir prequel yazacağı SDCC 2012'de açıklanan Neil Gaiman, kendisini sıkıştıran morgıç kredisi sebebiyle böyle saçma sapan işlere girdiği yönündeki iddiaları reddetmiş. Açıklama esnasında tırnaklarını yiyen Gaiman'ın hafif asabi olduğu, ve kendisine soru yönelten basın mensuplarına göz attığı dikkatlerden kaçmamış.
- J. Michael Strazcynski SDCC 2012'de yeni multimedya şirketinin duyurusunu yaparak, düzgün bir Superman hikayesini bitirebilmek ya da Wonder Woman'a enerji harcayabilmek dışında para için her işi yapabileceğini zımni olarak itiraf etmiş.
- Dynamite için hazırladığı The Spider, The Shadow ve The Green Hornet crossover'ının tanıtımında yer alan Alex Ross kendisine ve çalıştığı şirkete yöneltilen "ölücülük, nekrofillik, boş mezar bulsa guaj boyayla yeniden çizip çok paraya satmacılık" gibi iddiaları şiddetle reddederken İsmail Türüt'ün piyasada tutunamayan eski albümlerinin haklarını satın alıp yeni çizgi roman serileri için ilham kaynağı olarak kullanacağı yönündeki duyumları yalanlayamamış.
![]() |
| "Lazım olursa orjinal kapakları 300 dolardan satıyorum.." |
- Hellboy'u ölümden döndürmek için cehenneme bir yolculuğa hazırlanan Mike Mignolia, ne yaptığı hakkında tek bir fikri bile olmadığını nihayet itiraf etmiş.
- Marvel Carol Danvers'tan sonra çıkaracağı Captain Marvel serisi için hazırlıklara başlamış, konu hakkında bir sonraki aday olarak adı geçen Gökmen Özdenak "Bana böyle şeylerle gelmeyin a.ınaa aa" şeklinde bir açıklama yaparak seviyeyi Marvel Comics için bile oldukça düşürmüş.
![]() |
| "Carol Danvers marvel camiasına yakışmayan hareketler sergiliyor." |
Kötü Çizgi Roman Uyarlamaları için Limbo!
Dahiyane. Bu çizimi yaratan Arrarra'ya ve bize ulaşmasını sağlayan 9Gag'e teşekkürlerle.
Çizgi Roman filmleri hakkındaki tüm fikirlerimi özetlemekte kendisi;
Çizgi Roman filmleri hakkındaki tüm fikirlerimi özetlemekte kendisi;
27 Temmuz 2012 Cuma
Rob Liefeld DC'den ayrılıyor!
Normalde böyle haber tarzı yazılar yayınlamıyoruz; hell; normalde yazı bile yayınlamıyoruz ama bu önemli.
Belki duymuşsunuzdur, Grant Morrison DC'deki çalışmalarını daha bağımsız işlere odaklanmak maksadıyla bırakıyormuş. Action Comics'te çok da parlak işler çıkaramayan, ve -genellikle- hakları yaratıcısına ait olan işlerde daha başarılı olan Morrison'dan beklenebilecek bir haberdi bu. Bizi üzdüğü söylenemez.
Bu haberin arkasından atlayan Rob Liefeld de , Morrison'u takip edeceğini belirten bir tweet atmış.
Evet, bildiğiniz üzere Liefeld gerçekten kendi yarattığı karakterlerin peşinden gitmeyi çok seven bi sanatçı. Saçma sapan bir Teen Titans kopyası olan Youngblood da (ki bu serinin bazı sayılarının dokuz aylık gecikmelerle piyasaya çıktığını da hatırlıyoruz) , utanmadan arlanmadan Deathstroke'dan aparttığı Deadpool da, Jeph Loeb'i de iğrenç fikirlerine alet ederek ortaya kustuğu Agent America da (kimden apartma olduğunu söylemiyorum bile) Liefeld'in kariyerinde yer edinmiş çizgi romanlar oldu.
Kendisi son bir yıldır da Grifter, Hawk and Dove, Deathstoke ve Savage Hawkman serilerine tecavüz etmekle meşguldü, böylelikle DC'ninbu karakterlerin bazılarını suni solunum ile hayata döndürebilme şansı korunmuş oldu. Hawk and Dove iptal edildi, Grifter iptal edildi, Deathstroke'un da Eylül-Ekim gibi iptale gideceği konuşuluyor. The Savage Hawkman'ın akibeti ise belirsiz. Yani kısaca, Hawk And Dove'da büyük ölçüde sıçmış olan Liefeld'in bir şekilde DC ile süreli bir anlaşması olduğunu, ve DC'nin de bu süreyi doldurabilmek için "Lanet olsun" diyerek Liefeld'i alt sıralarda ilerleyen serilere bağladığını düşünmekteyim.
Tüm sektör için, çizgi roman okurları için hayırlı bir haberdir, sevininiz. Neticede Deathstroke sevdiğimiz bir karakter, ve bir çift ayak sahibi olmayı hakediyor.
PS: Unutmadan, Liefeld'i kendisinin Avengers film ekibinde olması durumunda nasıl bir Captain America ile karşılaşacağımızı betimleyen bir 9Gag görseli ile uğurlayalım; yolun açık olsun Rob, evine usta girsin de çizeme.
Belki duymuşsunuzdur, Grant Morrison DC'deki çalışmalarını daha bağımsız işlere odaklanmak maksadıyla bırakıyormuş. Action Comics'te çok da parlak işler çıkaramayan, ve -genellikle- hakları yaratıcısına ait olan işlerde daha başarılı olan Morrison'dan beklenebilecek bir haberdi bu. Bizi üzdüğü söylenemez.
Bu haberin arkasından atlayan Rob Liefeld de , Morrison'u takip edeceğini belirten bir tweet atmış.
Evet, bildiğiniz üzere Liefeld gerçekten kendi yarattığı karakterlerin peşinden gitmeyi çok seven bi sanatçı. Saçma sapan bir Teen Titans kopyası olan Youngblood da (ki bu serinin bazı sayılarının dokuz aylık gecikmelerle piyasaya çıktığını da hatırlıyoruz) , utanmadan arlanmadan Deathstroke'dan aparttığı Deadpool da, Jeph Loeb'i de iğrenç fikirlerine alet ederek ortaya kustuğu Agent America da (kimden apartma olduğunu söylemiyorum bile) Liefeld'in kariyerinde yer edinmiş çizgi romanlar oldu.
Kendisi son bir yıldır da Grifter, Hawk and Dove, Deathstoke ve Savage Hawkman serilerine tecavüz etmekle meşguldü, böylelikle DC'ninbu karakterlerin bazılarını suni solunum ile hayata döndürebilme şansı korunmuş oldu. Hawk and Dove iptal edildi, Grifter iptal edildi, Deathstroke'un da Eylül-Ekim gibi iptale gideceği konuşuluyor. The Savage Hawkman'ın akibeti ise belirsiz. Yani kısaca, Hawk And Dove'da büyük ölçüde sıçmış olan Liefeld'in bir şekilde DC ile süreli bir anlaşması olduğunu, ve DC'nin de bu süreyi doldurabilmek için "Lanet olsun" diyerek Liefeld'i alt sıralarda ilerleyen serilere bağladığını düşünmekteyim.
Tüm sektör için, çizgi roman okurları için hayırlı bir haberdir, sevininiz. Neticede Deathstroke sevdiğimiz bir karakter, ve bir çift ayak sahibi olmayı hakediyor.
PS: Unutmadan, Liefeld'i kendisinin Avengers film ekibinde olması durumunda nasıl bir Captain America ile karşılaşacağımızı betimleyen bir 9Gag görseli ile uğurlayalım; yolun açık olsun Rob, evine usta girsin de çizeme.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







